Nedeni şu:
* Hikayenin kendisi: Roman, kederin, kaybın ve aile sırlarının karakter odaklı bir keşfidir. Tipik bir "kötü adam-kahraman" anlatımı değil.
* Birden fazla perspektif: Hikaye, her biri kendi mücadelesiyle karşı karşıya olan birden fazla karakterin bakış açılarıyla ortaya çıkıyor. Geleneksel anlamda tek bir "kötü adam" yoktur.
* Koşullar: Hikaye geçmişin ağırlığı, karakterlerin verdiği kararlar ve aile içindeki karmaşık dinamikler tarafından yönlendiriliyor. Bu faktörler herhangi bir düşmandan daha büyük bir rol oynar.
Ancak bazıları, düşmanın muhtemelen olduğunu iddia ediyor "sessizlik" gerçeği ve 'yi kuşatır ailenin bununla yüzleşememesi**. Sırlar ve geçmiş hatalarla sürdürülen bu sessizlik, bir gerilim ve güvensizlik ağı yaratır ve sonuçta hikayeyi ileriye taşır.
Bu nedenle, tek bir düşmana odaklanmak yerine, hikayenin karakterlerin karmaşık etkileşimlerinden, onların seçimlerinden ve yıllardır peşini bırakmayan sırlardan kaynaklanan çatışmalarını dikkate almak daha doğrudur.