1. Kişisel Deneyimler ve Gözlemler: King sıklıkla kendi hayatından yararlanarak günlük kaygıları, korkuları ve anıları büyüleyici hikayelere dönüştürüyor. Örneğin Maine'deki çocukluğu, ortamlarını ve temalarını büyük ölçüde etkiliyor.
2. Rüyalar ve Kabuslar: King, yazılarında rüyaların rolünü kabul etmiştir, özellikle de genellikle korku hikayelerine tohum sağlayan kabuslardır.
3. Haberler ve Güncel Etkinlikler: King sık sık gerçek dünyadaki olaylardan ilham alıyor ve toplumsal sorunları, siyasi kaygıları ve insan doğasının karanlık yanını keşfetmek için bunları kurgusuna dahil ediyor.
4. Klasik Edebiyat ve Mitler: Kendisi hevesli bir okuyucudur ve klasik edebiyat ve mitolojiden ilham alır. Hikâyelerinde sıklıkla evrensel insan deneyimini yansıtan arketipsel karakterler ve temalar yer alır.
5. Hayal Gücünün Gücü: King son olarak hayal gücünün önemini vurguluyor. Yazarların kendi düşünce ve duygularını keşfetmeye istekli olmaları ve beklenmeyene açık olmaları gerektiğine inanıyor. Çoğu zaman gelecek vaat eden yazarları "seni korkutan şeyleri yazmaya" ve "karanlıktan yararlanmaya" teşvik eder.
6. Rastgelelik ve Şans: King ayrıca bazı fikirlerin kendisine beklenmedik bir şekilde geldiğini, tesadüfi karşılaşmalardan, kulak misafiri olunan konuşmalardan ve hatta rastgele sözlerden kaynaklandığını kabul ediyor. Bu beklenmedik ilham kaynaklarına açık olmanın önemli olduğuna inanıyor.
7. İşbirliği ve Geri Bildirim: King esas olarak solo yazsa da kendisi de yazar olan eşi Tabitha King'in geri bildirimlerine ve desteğine değer veriyor. Sıklıkla fikirleri tartışırlar ve birbirlerine değerli eleştiriler sunarlar.
Özünde, Stephen King'in yazma süreci kişisel deneyimin, gözlemin, hayal gücünün ve hatta bir parça şansın büyüleyici bir karışımıdır. Bu eklektik yaklaşım, onlarca yıldır okuyucuları büyüleyen tüyler ürpertici ve ilgi çekici hikayeler üreterek geniş bir fikir kaynağından yararlanmasına olanak tanıyor.