İşte onun bazı bakış açıları:
* Bir araç olarak bilim kurgu: Bradbury bilim kurguyu sosyal, politik ve felsefi soruları araştırmak için güçlü bir araç olarak gördü. Bunu insan doğasını, toplumsal yapıları ve teknolojinin yaşamlarımız üzerindeki etkisini incelemek için kullandı. Bilim kurgunun spekülatif unsurlarının, bu temaları daha güçlü ve düşündürücü bir şekilde sunmasına olanak sağladığına inanıyordu.
* Etiketin ötesinde: Bradbury, türden bağımsız olarak insan deneyiminin özünü yakalamakla ilgileniyordu. Ortamın fütüristik veya çağdaş olmasına bakılmaksızın insan duygularının, korkularının, umutlarının ve özlemlerinin kalbine inmeye çalıştı.
* Sembolizmin ve metaforun önemi: Bradbury, yazılarında sıklıkla sembolizm ve metafor kullanmış ve hikayelerine anlam katmanları katmıştır. Bu edebi araçların evrensel gerçekleri iletmesine ve okuyucularda daha derin bir yankı uyandırmasına olanak sağladığına inanıyordu.
Bradbury, çalışmalarında bilim kurgu unsurlarını tanırken, temalarının evrenselliğini vurguladı. Öykülerinin türün sınırlarını aşarak nesiller ve kültürler boyunca okuyucularla alakalı olmasını istedi.
Sonuçta Bradbury, eserinin kategorizasyonundan ziyade edebi değeri ve insan ruhuna dokunma yeteneği açısından değerlendirilmesi gerektiğine inanıyordu. "Bilim kurgu yazmıyorum, insanlar hakkında yazıyorum" dedi. "Bilim kurgu" etiketinin çoğu zaman sınırlayıcı olduğuna ve eserinin daha derin anlamını ve alaka düzeyini gölgeleyebileceğine inanıyordu.