* Saflık ve cehalet: Effie, Açlık Oyunlarının vahşetinden habersiz olmanın mutluluğunu yaşıyor. Bunu bir gösteri ve oyun olarak görüyor, ışıltısına ve ihtişamına odaklanıyor, şiddet ve ölüm gerçekliğini göz ardı ediyor. Bu farkındalık eksikliği çoğu zaman onun duyarsız görünmesine ve haraç deneyimlerine karşı ilgisiz görünmesine neden oluyor.
* Aşırı kişilik: Effie'nin aşırı neşeli ve abartılı kişiliği ve her şeye olumlu bir yön vermeye yönelik sürekli çabaları, özellikle Oyunlar bağlamında sinir bozucu olabilir. Anma törenini rahatlatma çabaları ve "eğlenceli" ve "muhteşem" görünme arzusu yüzeysel ve samimiyetsiz olarak karşımıza çıkıyor.
* Körü körüne itaat: Effie, ahlaki açıdan kınansa bile Oyunların kural ve protokollerini özenle takip eden sadık bir Capitol vatandaşıdır. Sistemi veya onun zulmünü sorgulamıyor, bu da onu haraçların sömürülmesine suç ortağı yapıyor.
* Kasıtsız mizah: Effie'nin Oyunların zulmünden habersiz olması istemeden de olsa komik olabiliyor ve bu da onu karanlık bir hikayede komik bir rahatlama kaynağı haline getiriyor.
* Büyüme ve gelişme: Dizi boyunca Effie gelişme ve anlayış belirtileri gösteriyor. Oyunların vahşetinin ve Capitol'ün gerçek doğasının daha çok farkına varır. İsyanı hiçbir zaman tam olarak benimsemese de sistemi sorgulamaya başlar ve daha empatik ve destekleyici bir figür haline gelir.
Sonuçta Effie'nin sevilmeyen nitelikleri, Capitol toplumundaki rolünün ve bu toplumun çarpık değerlerinin bir sonucudur. Çevresinin bir ürünüdür ve onun saflığı ve körü körüne itaati sonuçta her zaman bildiği sistemin bir sonucudur. Ancak dizi boyunca büyümesi ve gelişmesi onun değişim ve anlayış yeteneğine sahip olduğunu gösteriyor.
Effie'yi tamamen sevimsiz biri olarak görmek yerine, onu kusurları ve sınırlamaları olan, hem iyi hem de kötü eylemlerde bulunabilen karmaşık bir karakter olarak kabul etmek daha doğrudur.