1. Kendini Özgür ve Deneysel Bir Şekilde İfade Etmek İçin: Cummings geleneksel şiirsel biçimlere ve geleneklere karşı bir asiydi. Kendini ifade etmenin yeni yollarını keşfederek dil bilgisi ve noktalama işaretlerinin kısıtlamalarından kurtulmak istiyordu. Düşüncelerinin ritmini ve enerjisini yansıtan, daha dinamik ve içten bir okuma deneyimi yaratmak için alışılmadık büyük harf kullanımı, tipografi ve cümle yapısı kullandı.
2. İnsan Deneyimini Keşfetmek İçin: Cummings aşk, kayıp, neşe, umutsuzluk ve insan ilişkilerinin karmaşıklıkları hakkında yazdı. Birey ve onun dünyadaki yeri ile derinden ilgileniyordu ve çoğu zaman dışarıdan ya da mazlumun bakış açısından yazıyordu. Şiirleri özgürlük, bireysellik ve günlük yaşamın güzelliği temalarını araştırıyordu.
3. Sıradanlığın Güzelliğini Kutlamak İçin: Şiiri sıradan olanı yüceltmenin, basit şeylerde büyü bulmanın ve doğanın güzelliğini takdir etmenin bir yolu olarak gördü. Cummings, konuşmanın ritimlerini benimsedi ve günlük dil ve argoyu çalışmalarına dahil ederek şiirlerini ilişkilendirilebilir ve erişilebilir hale getirdi.
4. Sosyal Yorumlara Katılmak İçin: Cummings toplumun keskin bir gözlemcisiydi ve savaş, adaletsizlik ve masumiyetin kaybı gibi konularda derinden endişe duyuyordu. Şiirini bu konulara karşıtlığını dile getirmek, bireysel özgürlüğü ve sevginin gücünü savunmak için kullandı.
5. İlham Vermek ve Başkalarıyla Bağlantı Kurmak İçin: Cummings, sanatın insanları birbirine bağlama, umut ve değişime ilham verme gücüne inanıyordu. Şiirleri sıklıkla kendi kişisel mücadelelerini ve zaferlerini yansıtıyordu ve bu da onları geniş bir okuyucu kitlesi için bağdaştırılabilir kılıyordu.
Sonuçta EE Cummings, kendisine ve şiir vizyonuna sadık kalarak yazdı. Okuyuculara meydan okumak, onlara ilham vermek ve dünya hakkında yeni şekillerde düşünmelerini sağlamak istiyordu. Çalışmaları dilin dönüştürücü gücünün ve insan kalbinin kalıcı ruhunun bir kanıtıdır.