Bu, anlatıcının hikâyenin içinde bir karakter olduğu ve olayları onun gözleri ve düşünceleri aracılığıyla yaşadığımız anlamına gelir. Okuyucu yalnızca anlatıcının bildiğini bilir ve anlatıcının gördüğünü ve hissettiğini görür ve hisseder.
Anlatıcının kimliği açık bir şekilde açıklanmamıştır, ancak hikayedeki olaylara, özellikle de silahın edinilmesi ve nihai olarak kullanılmasına doğrudan dahil oldukları açıktır.