İlk Etkiler:
* Annesi: Sanatçı ve dansçı Ella van Heemstra, Hepburn'e sanat ve güzellik sevgisini aşıladı.
* Savaş: 2. Dünya Savaşı sırasında Hollanda'da büyüyen Hepburn, çatışmaların dehşetini, şefkat ve dayanıklılığın önemini ilk elden deneyimledi. Bu deneyim daha sonra onun insani çalışmalarını körükleyecekti.
* Bale: Dansa olan tutkusu erken yaşta başladı ve sıkı bir şekilde çalıştı. Profesyonel bale başarısı elde edemese de disiplini ve zarif hareketleri oyunculuk kariyerinde kendini belli etti.
Mesleki Etkiler:
* Sahne: Özellikle Londra'nın West End bölgesindeki müzikal tiyatrodaki ilk çalışmaları, oyunculuk becerilerini geliştirmesine ve sahnedeki varlığını geliştirmesine yardımcı oldu.
* Ekran: Katharine Hepburn ve Greta Garbo gibi aktörler onun zarafeti ve duruşuyla rol model oldular ve ona beyazperdede kendi benzersiz kişiliğini yaratma konusunda ilham verdiler.
* Kostüm Tasarımcıları: Hepburn'ün Givenchy gibi tasarımcılarla yaptığı iş birliği onun ikonik tarzını önemli ölçüde şekillendirdi. Ortak vizyonları, modayı bir sanat biçimine yükselterek, ilham vermeye devam eden zamansız görünümler yarattı.
Kişisel Değerler:
* Sadelik ve Zarafet: Hepburn zarafete ve doğal güzelliğe değer veriyordu, moda trendlerinin aşırılıklarını reddediyor ve minimalist bir estetiği benimsiyordu.
* İnsancıllık: Savaş sırasındaki deneyimleri başkalarına yardım etme konusundaki kararlılığını pekiştirdi. Hayatının önemli bir bölümünü UNICEF ile çalışmaya ve dünya çapında çocukların güçlü bir savunucusu olmaya adadı.
Bu spesifik etkilerin ötesinde, Hepburn'ün kendine özgü kişiliğinin ve yeteneğinin de onun başarısında çok önemli bir rol oynadığını belirtmek önemlidir. Alçakgönüllülüğü, nezaketi ve platformunu iyilik için kullanma konusundaki gerçek arzusuyla tanınıyordu. Bu nitelikler onun ekrandaki büyüleyici varlığıyla birleştiğinde onu hem sinemada hem de insani yardım çalışmalarında gerçek bir simge haline getirdi.