İşte nedeni:
* Bireycilik ve Kendine Güvenme Vurgusu: Transandantalizm bireyi ve onun eşsiz potansiyelini kutladı. Emerson'un "Kendine Güvenme" gibi makaleleri, kişinin kendi sezgilerine güvenmenin ve toplumsal baskılardan veya Avrupa geleneklerinden bağımsız olarak özgün bir şekilde yaşamanın önemini vurguladı.
* Geleneksel Otoritenin Reddi: Aşkıncılar, dini dogma ve toplumsal normlar da dahil olmak üzere geleneksel otoriteyi sorguladılar. İnsanlığın doğasında olan iyiliğe ve bireysel vicdanın gücüne inanıyorlardı.
* Doğaya Odaklanma: Aşkıncılar doğayı bir ilham kaynağı ve ilahi olanın bir yansıması olarak gördüler. Doğayla bütünleşmenin ruhsal aydınlanmaya ve kendini keşfetmeye yol açabileceğine inanıyorlardı.
* Amerikan Kimliği: Emerson ve diğer Transandantalistler, Avrupa etkilerinden arınmış, farklı bir Amerikan kimliği oluşturmaya çalıştılar. Amerikan edebiyatının ve sanatının özgün ve anlamlı olma potansiyeline inanıyorlardı.
Aşkıncılıktaki diğer önemli figürler:
* Henry David Thoreau: Doğada basit bir yaşam ve kendi kendine yeterlilik üzerine bir düşünce olan *Walden* adlı kitabıyla tanınır.
* Margaret Fuller: Kadın haklarını ve entelektüel bağımsızlığı savunan feminist bir yazar ve eleştirmen.
* Walt Whitman: Bireyi, demokrasiyi ve gündelik hayatın güzelliğini yücelten bir şair.
Dolayısıyla, Emerson'un fikirleri farklı bağlamlarda tartışılabilirken, bireycilik, kendine güven ve Amerikan kimliğine odaklanması onu kesin bir şekilde Transandantalist hareketin içine yerleştiriyor. .