* Çevresinin gözlemlenmesi: Lowry, Kuzey İngiltere'nin hızla sanayileşen bir bölgesinde doğdu ve büyüdü. Sanatını derinden etkileyen değirmenler, fabrikalar ve teraslı konutlarla çevriliydi. Bu yapıları titizlikle gözlemledi ve bunları resimlerine dahil ederek çevresinin özünü yakaladı.
* Sosyal yorum: Lowry, binaları basitçe tasvir etmenin ötesinde, onları zamanının sosyal koşulları hakkında yorum yapmak için kullandı. Resimlerinde genellikle fabrikaların ve konut bloklarının heybetli yapıları yanında gölgede kalan küçük, izole figürler yer alıyor ve endüstriyel yaşamın yabancılaşmasını ve anonimliğini vurguluyor. Yoksulluk, sosyal sınıf ve kentleşmenin insanların yaşamları üzerindeki etkisi konularını araştırdı.
* Sembolik gösterim: Lowry için binalar daha derin bir sembolik anlam taşıyordu. Endüstrinin gücünü, teknolojinin hakimiyetini ve toplumun değişen manzarasını temsil ediyorlardı. Çoğu zaman onları stilize ve basitleştirilmiş bir şekilde tasvir etmiş, ayrıntılı özelliklerinden ziyade biçim ve yapılarını vurgulamıştır.
* Sanatsal ifade: Lowry'nin canlı renkleri, düzleştirilmiş perspektifi ve tekrarlayan formlarıyla benzersiz tarzı, onun sanatsal vizyonunun kişisel bir ifadesiydi. Binalar ona görsel dilini keşfetmesi ve kendine özgü stilini geliştirmesi için bir çerçeve sağladı.
* Nostalji ve hafıza: Lowry sıklıkla endüstriyel yaşamın sert gerçeklerini tasvir ederken, çalışmaları aynı zamanda nostalji ve hafıza duygusunu da çağrıştırıyor. Resimleri, çocukluğunun tanıdık manzaralarını yakalıyor ve geçmiş bir döneme bir bakış sunuyor.
Lowry'nin çalışmalarının sadece binaların kendisiyle ilgili olmadığını, aynı zamanda onlar tarafından şekillendirilen insan yaşamlarıyla ilgili olduğunu belirtmek önemlidir. Bunları sosyal gözlemleri için bir arka plan olarak ve insanlarla yapılı çevre arasındaki karmaşık ilişkiyi keşfetmenin bir yolu olarak kullandı.