1. Büyük Grup Cazına Giriş: Armstrong, büyük grup cazının popülerlik kazandığı bir dönemde Henderson'ın grubuna katıldı. Grupla çalışmak onu bu müzik tarzıyla tanıştırdı ve onun karmaşıklıklarına ve ritimlerine kapılmasına olanak sağladı.
2. Yalnız Kalma Fırsatları: Henderson'ın grubu Armstrong'a solo becerilerini sergileme fırsatı sağladı. Doğaçlama dehası, usta tekniği ve yenilikçi melodileriyle tanındı ve ona "Dünyanın En İyi Caz Trompetçisi" unvanını kazandırdı.
3. İşbirlikleri ve Akranlardan Öğrenme: Grupta saksafoncular Coleman Hawkins ve Benny Carter da dahil olmak üzere birçok yetenekli müzisyen yer aldı. Armstrong bu yetenekli sanatçılarla işbirliği yapma ve onların müzikal yaklaşımlarından ve tekniklerinden öğrenme şansı buldu.
4. Kayıt Deneyimi: Armstrong, Fletcher Henderson grubuyla geçirdiği süre boyunca müzikal parlaklığını yansıtan önemli kayıtlar yaptı. Bu kayıtlar şöhretinin ve etkisinin canlı performansların ötesine yayılmasına yardımcı oldu.
5. Caz Trompet Çalmayı Etkilemek: Armstrong'un Henderson grubuyla çalması caz trompetçiliği üzerinde kalıcı bir etki bıraktı. Trompeti öncelikli olarak melodi çizgileri için kullanmaktan doğaçlama ve solo için ifade yeteneklerini sergilemeye geçerek enstrümanın tür içindeki rolünde devrim yarattı.
6. Profesyonel Ağ Oluşturma: Henderson grubuyla çalışmak, Armstrong'u müzik endüstrisindeki grup lideri Duke Ellington ve diğer önemli caz müzisyenleri dahil etkili isimlerle buluşturdu. Bu bağlantılar onun sonraki kariyerinde ve işbirliklerinde çok önemli bir rol oynadı.
7. Gösteriş ve İtibar: Fletcher Henderson grubunun popülaritesi Armstrong'un tanınmasını artırdı ve olağanüstü bir caz müzisyeni olarak ününü sağlamlaştırdı. Bu görünürlük onun gelişen solo kariyerinin ve diğer büyük müzisyenlerle işbirliklerinin yolunu açtı.