* Erken Maruz Kalma: Rivera sanatçı bir ailede doğdu. Babası, fotoğrafçılık tutkusuna sahip başarılı bir maden mühendisiydi ve dindar bir Katolik olan annesi, dini sanata ilgi duyuyordu. Bu erken tanışma muhtemelen görsel sanatlara olan ilgisini artırdı.
* Örgün Eğitim: Rivera, Mexico City'deki San Carlos Güzel Sanatlar Akademisi'nde resmi eğitim aldı. Bu kurum, geleneksel Avrupa tekniklerini ve estetiğini vurgulayarak sanatsal becerilerinin temelini attı.
* Sosyal Bilinç: Rivera, 20. yüzyılın başlarında Meksika'nın sosyal ve politik çalkantılarından derinden etkilenmişti. Meksika Devrimi'ne ilk elden tanık oldu ve işçi sınıfının mücadelelerine ilgi duydu. Bu ona sanatı toplumsal yorum ve değişim için bir araç olarak kullanma arzusunu aşıladı.
* Avrupa Etkileri: Rivera, Avrupa'ya seyahat ettikten sonra dönemin avangard sanat hareketleriyle, özellikle de kübizm ve post-empresyonizmle tanıştı. Bu etkileri kendi tarzına dahil ederek Avrupa ve Meksika estetiğinin benzersiz bir karışımını yarattı.
* Milliyetçilik: Rivera, Meksika ulusal kimliğine ve kültürüne ateşli bir şekilde inanıyordu. Yerli gelenekleri kutlamaya ve bunları sanat eserine dahil ederek farklı bir Meksika sanat formu yaratmaya inanıyordu.
Bu nedenle Diego Rivera'nın sanatçı olma kararı bir dizi faktörün birleşiminden kaynaklandı:aile geçmişi, resmi eğitim, sosyal bilinç, sanatsal etkiler ve milliyetçilik. Bu unsurlar bir araya gelerek Meksika sanatının ve uluslararası sanatın manzarasını sonsuza dek değiştirecek benzersiz ve güçlü bir sanatsal ses yarattı.