Simyayı erkek egemen bir alan olarak algılamamızın nedeni şu olabilir:
* Tarihsel Önyargı: Tarih kayıtları ve anlatımları öncelikle erkekler tarafından yazıldı ve çoğunlukla erkek figürlere odaklanıldı. Bu, kadınların katkılarına ilişkin anlayışımızda bir boşluk bırakıyor.
* Sosyal Normlar: Birçok tarihsel dönemde kadınların eğitime ve bilimsel araştırmaya erişimleri sınırlandırılmıştır. Bu onların simya gibi alanlarda kariyer yapmalarını zorlaştırıyordu.
* Tanınma Eksikliği: Kadınlar önemli katkılarda bulunsalar bile, bunlar çoğunlukla erkek meslektaşlarına atfediliyor ya da görmezden geliniyor.
İşte simyadaki bazı önemli kadınlar:
* Yahudi Maria: Bugün hala laboratuvarlarda kullanılan bir ısıtma cihazı olan benmariyi icat eden ilk simyacılardan biri.
* İskenderiyeli Hypatia: 4. yüzyılda simya ve astronomi bilgisiyle tanınan bir filozof ve matematikçi.
* Isabella Cortese: 16. yüzyılda dönüşüm ve altın üretimi konusundaki çalışmalarıyla tanınan İtalyan simyacı.
* Peygamber Meryem: MS erken yüzyıllarda simyanın gelişimine katkıda bulunduğuna inanılan bir simyacı.
Erkek meslektaşları kadar tanınmasalar bile kadınların simyaya katkılarını kabul etmek önemlidir. Alan muhtemelen tarihsel kayıtların önerdiğinden daha çeşitliydi.