Aniden, yanıp sönen kırmızı bir ışık odayı aydınlattı ve ardından hafif, mekanik bir sızlanma geldi. Yakındaki bir konsolda maskeli bir figürün holografik görüntüsü canlandı. Bu Kingpin'di, yüzü zalim bir sırıtışla çarpılmıştı.
"Örümcek Adam," dedi, sesi holografik projeksiyon yüzünden bozularak, "kazandığını mı düşünüyorsun? Beni durdurduğunu mu sanıyorsun?"
Ekran titreyerek ilçelerde kırmızı noktaların titreştiği New York şehrinin bir haritasını gösteriyordu.
"Tohum ektim, Örümcek Adam," diye devam etti Kingpin, sesinden kötülük damlıyordu. "Etkim bir virüs gibi yayılıyor. Göreceksin. Bu şehir parçalanacak ve ben onun yıkımının mimarı olacağım."
Kingpin'in resmi ortadan kayboldu ve arkasında tek satırlık bir metin kaldı:"Web Bozuldu."
Ekran karardı ve Örümcek Adam'ı sessiz laboratuvarda yalnız bıraktı, Kingpin'in sözlerinin ağırlığı ona baskı yapıyordu. Mücadelenin bitmediğini biliyordu. Şehir savunmasızdı ve Kingpin'in etkisi yaygındı.
Örümcek Adam, gözlerinde bir kararlılık parıltısıyla pencereden dışarı baktı. Bu savaşı kazanmış olabilir ama savaş daha yeni başlamıştı.
***
Hikaye birkaç şekilde devam edebilir:
* Yeni bir tehdit ortaya çıkıyor: Kingpin'in "tohumlarının" yeni ve güçlü bir kötü adam, belki bir ortakyaşam, bir mutant ve hatta gelişmiş yeteneklere sahip bir insan olduğu ortaya çıkabilir.
* Klasik bir düşmanın dönüşü: Örümcek Adam'ın geçmişinden tanıdık bir yüz, geçmişteki yenilgilerin intikamını almak üzere yeniden ortaya çıkabilir.
* Ahlaki bir ikilem: "Ağ" daha soyut bir şey olabilir; Örümcek Adam'ın oyundaki olaylar nedeniyle parçalanan sorumluluk duygusunun bir sembolü. Değerleri ile şehrin güvenliği arasında seçim yapmak zorunda kalabilir.
Olasılıklar sonsuzdur ve nasıl devam edeceğinizin seçimi size kalmış!