* Tiyatroyla erken tanışma: Crowe, babasının film setinde yemek servisi yaptığı Wellington, Yeni Zelanda'da büyüdü. Bu ortam sanat sevgisini besledi ve genç yaşta oyunculuğa, okul oyunlarında ve yerel tiyatro yapımlarında rol almaya başladı.
* Hikaye anlatma tutkusu: Crowe, hikaye anlatıcılığına olan derin tutkusunu dile getirerek bunun başkalarıyla bağlantı kurmanın ve karmaşık insan duygularını keşfetmenin güçlü bir yolunu bulduğunu ifade etti.
* Gerçeklikten kaçış: Röportajlarda Crowe, sıradanlıktan kaçmanın ve farklı gerçekliklere adım atmanın bir yolu olarak hareket etmekten bahsetti. Bunu bir tür özgürleşme ve kendisinin farklı yönlerini keşfetmenin bir yolu olarak gördü.
* Doğal yetenek ve karizma: Crowe, kendisini performansa çeken doğal bir karizmaya ve sahne duruşuna sahip. Yeteneğinin erken fark edilmesi onu oyunculuğu daha ciddiye almaya yöneltti.
Crowe, oyunculuk yapmak istemesinin belirli nedenleri hakkında kapsamlı bir şekilde konuşmamış olsa da, tutkusunu körükleyen ve sonunda onu Hollywood'da başarılı bir kariyere yönlendiren şey muhtemelen bu faktörlerin bir birleşimidir.