* Sosyal Merkez: Kantin, tüm departmanlardan insanların etkileşimde bulunabileceği, hikayeleri paylaşabileceği ve ilişkiler kurabileceği bir yerdi. Aktörlerin ve teknisyenlerin çalışmalarını tartıştığı ve fikirlerini paylaştığı, yaratıcılığın eridiği bir buluşma noktasıydı. Bu da birlik ve beraberlik duygusunu güçlendirdi.
* Yaratıcılığı Güçlendirmek: Kantin, stüdyoyu enerjiyle dolu tutmak için yemek ve atıştırmalıklar sağlıyordu. Uzun çalışma saatleri, çalışanların genellikle molalarını ve öğle yemeklerini burada geçirmeleri anlamına geliyordu; bu da onların yeniden şarj olmalarına ve işlerine yenilenmiş bir şekilde dönmelerine olanak tanıyordu.
* İlham Kaynağı: Kantin hikayelerin doğduğu, fikir alışverişinin yapıldığı bir yerdi. Aktörler, yazarlar ve yönetmenler genellikle yemek sırasında yapılan konuşmalardan ve gözlemlerden ilham alıyorlardı. Yaratıcı enerjiyi besleyen canlı bir ortamdı.
* Stüdyo Yaşamının Sembolü: Kantin, Gemini Studios kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline geldi ve stüdyonun canlı kültürünü ve çalışanları arasındaki dostluğu yansıtıyor. Efsanelerin yaratıldığı ve film yapımının büyüsünün gerçekleştiği bir yerdi.
Kantin öncelikle çalışanlara yönelik bir yer olsa da bazen film galalarına ve kutlamalara da ev sahipliği yaptığını belirtmek gerekir. Gemini Studios topluluğu için merkezi bir buluşma alanı olma rolünü daha da sağlamlaştırıyor.
Kantinin sadece yemekten ibaret olmadığını hatırlamak önemlidir. . Bu, Gemini Studios'un ruhuyla ilgiliydi hayallerin beslendiği ve Hint sinemasının büyüsünün yaratıldığı yer.