İşte Madame Schachter'ın eylemlerinin bir dökümü:
* Yolculuğun başlarında: Kocasından ve çocuklarından ayrılmış genç bir kadın olan Madame Schachter, canlı ve rahatsız edici ateş ve fırın görüntüleri yaşadı. Dehşet içinde çığlık atarak onları bekleyen korkunç kadere dair uyarıda bulundu.
* İşten çıkarma ve alay etme: Bitkin ve ümitsiz olan diğer mahkumlar, onun uyarılarını hayal ürünü olarak nitelendirerek görmezden geldiler. Hatta bazıları onunla alay etti ve onu istismar etti, deli olduğunu söyledi.
* Auschwitz'e varış: Tren, krematoryumları ve toplu katliamlarıyla bilinen Auschwitz'e vardığında, gördüğü hayallerin trajik bir şekilde gerçek olduğu ortaya çıktı. Alevlerin görüntüsü ve yanan et kokusu korkularını doğruladı.
* Dehşete tanık olmak: Kampa hakim olan kolektif korku ve umutsuzluğun sembolü haline geldi. Onun çığlıkları ve merhamet yakarışları, ölüme sürüklenenlerin acı dolu çığlıklarını yansıtıyordu.
Madame Schachter'in eylemleri, o zamanlar mantıksız gibi görünse de, Holokost'un korkunç gerçekliğine derinden kök salmıştı. Başlangıçta çılgınlık olarak değerlendirilen görüntüleri, kendilerini bekleyen anlatılamaz dehşetlerin tüyler ürpertici bir önsezisi olarak hizmet ediyordu.
Eylemlerinin etkisi: Hikayesi, travmanın psikolojik etkisini ve büyük acılar yaşandığı zamanlarda empati ve anlayışın önemini güçlü bir şekilde hatırlatıyor. Aynı zamanda insan doğasının kırılganlığını ve hem zulüm hem de şefkat kapasitesini vurguluyor.