1. O seçilmiş kişidir:
* Kehanet: Kehanet, ebeveynleri Voldemort'a meydan okuyan Temmuz ayının sonunda doğan bir çocuğun onu yenme gücüne sahip olacağını öngörüyor. Harry bu kehanete mükemmel bir şekilde uyuyor.
* Voldemort'un işareti: Harry'nin alnındaki yara, Voldemort'la paylaştığı bağın fiziksel bir tezahürüdür ve onu, Karanlık Lord'u gerçekten anlayabilecek ve sonunda yenebilecek tek kişi yapmaktadır.
2. Kendisi hikayenin katalizörüdür:
* Voldemort'un dönüşü: Voldemort'un ailesine saldırmasının ardından Harry'nin hayatta kalması tüm hikayeyi başlatıyor. Bu, Voldemort'u yeniden iktidara getiren ve serinin zeminini hazırlayan olaydır.
* Taş'ın varlığı: Voldemort'un iktidara dönüşü, Felsefe Taşı aracılığıyla ölümsüzlüğü kazanma arzusundan kaynaklanıyor. Harry'nin Taş'la bağlantısı ve onu korumadaki nihai rolü olay örgüsünün merkezinde yer alıyor.
3. Umudu ve iyiliği temsil ediyor:
* Hayatta Kalan Çocuk: Harry'nin Voldemort'a karşı hayatta kalması, bir kez daha kara büyü tarafından tehdit edilen bir dünya için umut veriyor. O, kötülük karşısında iyilik ve cesaret potansiyelini bünyesinde barındırır.
* Ron ve Hermione ile olan arkadaşlığı: Bu dostluklar tehlike karşısında sevginin ve sadakatin gücünü vurgular. Gerçek gücün kara büyüde değil, bağlantı ve nezakette yattığını vurguluyorlar.
4. Voldemort'u yenebilecek kişi odur:
* Voldemort'u anlayabilen tek kişi odur: Harry'nin Voldemort'la bağlantısı, Karanlık Lord'un motivasyonlarını ve zayıf noktalarını anlamasına olanak tanıyor.
* Voldemort'u yenecek güce sahip: Harry'nin cesareti, yiğitliği ve nihayetinde arkadaşlarına ve ailesine olan sevgisi, son yüzleşmede Voldemort'u alt etmesini sağlar.
Aslında Harry Potter, "Harry Potter ve Felsefe Taşı"nın kalbi ve ruhudur. O, seçilmiş kişidir, hikayenin itici gücüdür, umudun sembolüdür ve en sonunda Voldemort'un çöküşünü getirecek kişidir.