* Victor'un yaratılması sırasındaki fırtına: Victor'un laboratuvarının önünde, yaratığa hayat verirken kasıp kavuran şiddetli fırtına, bunu takip edecek kaos ve yıkımın güçlü bir simgesidir.
* Yaratığın görünümü: Yaratığın tuhaf görünümü ve Victor'un onu görünce duyduğu korku ve tiksinti, yaratığın karşılaşacağı reddedilme ve yalnızlığın habercisidir.
* Victor'un hayalleri: Victor, kendisine ve etrafındakilere yaşatacağı sefaletin habercisi olan kabuslar görüyor. Bu rüyalar onun hırsının yıkıcı doğasını vurguluyor.
* William'ın ölümü: Victor'un küçük kardeşi William'ın yaratık tarafından öldürülmesi, Victor'un eylemlerinin sonuçlarına dair net bir hatırlatma görevi görür ve bir şiddet ve intikam döngüsüne zemin hazırlar.
* Justine'in ölümü: Justine'in William'ın cinayeti nedeniyle haksız yere infaz edilmesi hikayeye başka bir trajedi katmanı ekleyerek yaratığın eylemlerinden kaynaklanan adaletsizliği ve acıyı vurguluyor.
* Victor'un izolasyonu ve suçluluk duygusu: Victor'un artan izolasyonu ve suçluluk duygusu, yükünü paylaşamaması, hikayenin trajik sonucunun habercisidir.
Genel olarak, romanın korku atmosferi, artan gerilim ve tekrar tekrar karanlığa ve umutsuzluğa yapılan göndermeler, yaklaşmakta olan bir kıyamet hissine katkıda bulunuyor ve Victor'u ve etrafındaki karakterleri bekleyen sefaletin habercisi oluyor.