Arts >> Sanat ve Eğlence >  >> Tiyatro >> Monologlar

Ludwig Wittgenstein'ın bazı felsefeleri nelerdir?

Ludwig Wittgenstein'ın Temel Felsefeleri:

Ludwig Wittgenstein, 20. yüzyılın en etkili filozoflarından biri olarak kabul edilir ve iki önemli eseriyle tanınır:*Tractatus Logico-Philosophicus* (1921) ve *Felsefi Araştırmalar* (1953). İşte onun en öne çıkan felsefi fikirlerinden bazıları:

Erken Wittgenstein (Tractatus):

* Dilin resim teorisi: Wittgenstein, dilin tıpkı bir resim gibi dünyanın bir temsili olduğunu savundu. Önermeler, olayların durumlarını tasvir eden resimler gibidir.

* Mantıksal atomizm: Dünya, daha karmaşık gerçekler oluşturmak üzere bir araya getirilebilecek temel, bağımsız gerçeklerden veya "atomlardan" oluşur. Dil, basit önermeleri karmaşık önermelerle birleştirerek bu yapıyı yansıtır.

* Dilin sınırları: Wittgenstein, dilin yalnızca resmedilebileni ifade edebileceğine inanıyordu. Etik, din veya metafizik gibi resmedilemeyen her şey sonuçta saçmadır.

* "Göster" ve "söyle" ayrımı: Bir önermenin anlamı, sözlerinde değil, tasvir ettiği dünyayla olan ilişkisinde yatmaktadır. Kelimeler neyi kastettiklerini "gösterirken" önermeler dünya hakkında bir şeyler "söyler".

* Mistiklerin sessizliği: Wittgenstein, dünyanın gerçek anlayışının dille ifade edilemeyeceğine, doğrudan deneyimleneceğine inanıyordu. Dili aşan mistik sonuçta sessizdir.

Daha sonra Wittgenstein (Felsefi Araştırmalar):

* Dil oyunları: Wittgenstein odağını dünyanın bir temsili olarak dilden, çeşitli bağlamlarda kullanılan bir araç olarak dile kaydırdı. Her dil oyununun, kelimelerin ve cümlelerin anlamını belirleyen kendine has kuralları ve uygulamaları vardır.

* Kullanım anlamında: Bir kelimenin anlamı dünyadaki bir şeyle olan ilişkisine göre değil, belirli bir dil oyunundaki rolüne göre belirlenir.

* Aile benzerliği: Wittgenstein, kategorilerin gerekli ve yeterli koşullarla değil, çeşitli özellikleri paylaşan aile üyeleri gibi örtüşen benzerliklerle tanımlandığını savundu.

* Özel dil argümanı: Wittgenstein, kelimelerin anlamının ortak anlayışa ve kamusal kriterlere bağlı olması nedeniyle özel bir dile sahip olmanın imkansız olduğunu savundu.

* Sıradan dilin önemi: Wittgenstein, geleneksel felsefi sorunları, bunların sıradan dilin yanlış anlaşılmasından kaynaklandığına inanarak reddetti. Bunun yerine, günlük yaşamda kullanıldığı şekliyle dilin araştırılmasını teşvik etti.

Genel olarak:

Wittgenstein'ın felsefesi dile odaklanması ve dünya anlayışımızı şekillendirmedeki rolü ile karakterize edilir. Bağlamın, kullanımın ve uygulamanın önemini vurgulayarak dilin, anlamın ve bilginin doğası hakkındaki geleneksel felsefi varsayımları sorguladı.

Çalışmaları felsefe, dilbilim, psikoloji ve bilgisayar bilimi gibi çeşitli alanlarda etkili olmaya devam ediyor.

Monologlar

İlgili Kategoriler