Anlatıcı (Anne):
* Miraslara Saygı: Annemin aile mirasına derinden kökleşmiş bir saygı duygusu var. Yorgan ve tereyağı yayıkları gibi geleneksel eşyaların pratik, günlük kullanımlarını anlıyor ve değer veriyor. Bunları ailesinin geçmişi ve yaşam tarzı açısından önemli görüyor.
* Geçmişle Bağlantı: Annem geçmişe derinden bağlı. Ailesinin eşyalarıyla ilgili anılara değer veriyor ve nesiller boyu aktarılan geleneklere değer veriyor.
* Pratiklik ve Basitlik: Annem ayakları yere basan ve pratiktir. Çok çalışmaya, basit yaşama ve aile birliğinin önemine değer veriyor. Dee'nin geçmişlerini yeniden hayal etme arzusunu saygısız ve ilgisiz olarak görüyor.
* Maggie'ye olan derin sevgi: Annenin küçük kızı Maggie ile güçlü ve besleyici bir ilişkisi var. Maggie'nin utangaçlığını ve sessizliğini anlıyor, onu nazik ve kabullenici biri olarak görüyor.
Dee (Wangero Leewanika Kemanjo):
* Miraslara Saygısızlık: Dee, soyadını ve mirasını reddediyor, onu Wangero olarak değiştiriyor ve kulağa daha Afrikalıya benzeyen bir isim benimsiyor. Aile geçmişini bir yük ve "geri kazanılacak" bir şey olarak görüyor.
* Geçmişten Uzak: Dee, ailesinin tarihinin pratik kullanımından çok estetik ve sembolik değeriyle ilgileniyor. Bu nesneleri günlük yaşamın araçları olarak değil, mirasının simgeleri olarak sergilemek istiyor.
* İdealleştirilmiş ve Romantik Görünüm: Dee, mirasına ilişkin romantikleştirilmiş ve idealleştirilmiş bir görüşe sahip. Bunu yaşanmış ve gelişen bir gelenekten ziyade egzotik ve kendi hayatından farklı olarak görüyor.
* Maggie'den uzaklık: Dee, Maggie'ye karşı çok az anlayış veya empati gösteriyor. Görünüşe göre Maggie'yi aşağılık biri olarak görüyor ve onun ilgisine veya sevgisine layık değil.
Büyükanne:
* Büyükanne, hikayede doğrudan yer almasa da, Anne için sembolik bir figür görevi görüyor. Aile geleneğinin devamlılığını ve annenin desteklediği değerleri temsil ediyor.
Sonuç olarak:
Mama ve Dee arasındaki çatışma, ailelerinin mirasına ilişkin karşıt görüşlerden kaynaklanıyor. Anne, ailesinin pratik ve yaşanmış tarihine değer verirken, Dee bunu daha modern ve estetik bir amaç için yeniden yorumlamaya çalışıyor. Çatışmaları, kültürel kimliğin karmaşıklığını ve kişinin geçmişini anlamanın ve ona saygı duymanın önemini vurguluyor.