Hikaye bu temayı şu şekilde geliştiriyor:
* Baş kahraman Jamie, akranlarına uyum sağlamayan genç bir kızdır. Yarı Inuit ve yarı beyaz olması onu hem Inuit çocuklarından hem de topluluğundaki beyaz çocuklardan farklı kılıyor. Her iki grup tarafından da yabancı olarak görülüyor.
* Jamie'nin benlik duygusu sürekli olarak sorgulanıyor. Karışık mirasıyla yüzleşmek ve iki kültür arasında gezinmek zorunda kalıyor. Bu onun hem beğenilmesini hem de alay edilmesini sağlayan fiziksel görünümüne de yansıyor.
* Hikaye önyargı ve ayrımcılığın acı verici sonuçlarını vurguluyor. Jamie, hem Inuit hem de beyaz topluluklarda hem açık hem de incelikli önyargı biçimleriyle karşılaşıyor. Bu sonuçta onun kimliğini ve dünyadaki yerini sorgulamasına yol açar.
Hikaye aile ve topluluğun önemi gibi diğer temalara değinirken, temel mesaj insanın kimlik ve kabullenme ihtiyacı etrafında dönüyor. Jamie'nin yolculuğu, sonuçta kişinin geçmişi veya görünümü ne olursa olsun, anlayış ve empati ihtiyacına işaret ediyor.
Kimlik ve aidiyet temasını araştıran "Half-Husky", farklı kültür ve geçmişlere sahip okuyucularda yankı uyandırıyor ve onu insan deneyimine dair evrensel bir hikaye haline getiriyor.