Dev bir okyanus gemisi olan RMS Titanic, zamanında bir mühendislik harikasıydı. İrlanda'nın Belfast kentinde inşa edilen ve 1912'de denize indirilen "batmaz gemi", lüks olanaklara, gösterişli dekora ve Edward dönemi ihtişamının zirvesini temsil eden birinci sınıf bir deneyime sahipti.
Fakat Titanik'in hikayesi trajedilerle dolu. Gemi, Southampton'dan New York'a ilk yolculuğunda 14 Nisan 1912'de Kuzey Atlantik'te bir buzdağına çarptı. Büyüklüğüne ve modern güvenlik özelliklerine rağmen gemi iki saat sonra battı ve 1.500'den fazla yolcu ve mürettebatın hayatına mal oldu.
Titanik'in mirası çok yönlüdür:
* Teknolojik Bir Zafer: Gemi, gemi inşa teknolojisinin sınırlarını zorlayan insan yaratıcılığının bir kanıtıydı. Boyutu, hızı ve gelişmiş özellikleri çağına göre eşsizdi.
* Lüks Sembolü: Titanik'in birinci sınıf konaklama birimleri, gösterişli iç mekanları ve enfes yemek deneyimleriyle 20. yüzyılın başlarındaki zenginliği temsil ediyordu.
* Bir Trajedi Hikayesi: Titanik'in batması küresel bir sansasyon haline geldi; araştırmalara, teknolojik gelişmelere ve denizdeki güvenlik standartlarına ilişkin derin düşüncelere yol açtı.
* Kültürel Bir Simge: Titanik, insan hırsının, yaşamın kırılganlığının ve bilinmeyene duyulan kalıcı hayranlığın sembolü haline geldi.
Titanik hikayesi nesilleri büyülemeye devam ediyor. Tarihsel anlatımlardan sinema şaheserlerine kadar, geminin yükselişi ve düşüşü, insan yaratıcılığının kalıcı gücünün ve kibrin trajik sonuçlarının dokunaklı bir kanıtı olmaya devam ediyor.