1. Babasını bulmak: Nico'nun dizi boyunca öncelikli hedefi babası Hades'i bulmak ve onun gerçek doğasını anlamaktır. "Labirent Savaşı"nda bu hedef, Labirent aracılığıyla babasıyla iletişim kurmanın bir yolunu bulma arayışına girişirken ön plana çıkıyor. Bu arayış onu yarı tanrı ekibine katılmaya ve onlarla birlikte savaşmaya yönlendirir.
2. Kız kardeşini koruyor: Nico'nun kız kardeşi Bianca'ya olan sevgisi ve sadakati çok önemlidir. Bianca, Fury'ler tarafından öldürüldüğünde Nico'nun acısı, başkalarını benzer trajedilerden koruma arzusunu körükler. Bu, yarı tanrı ekibine katılma ve Melez Kampı'nı tehdit eden canavarlarla savaşmaya yardım etme kararının arkasındaki itici güçtür.
3. Kederiyle ve korkusuyla başa çıkmak: Nico geçmişinin peşini bırakmıyor ve babasının itibarının gölgesiyle boğuşuyor. Diğer yarı tanrılar tarafından dışlandığını ve yanlış anlaşıldığını hissediyor ve bu da başlangıçta onların mücadelesine katılma konusundaki isteksizliğine yol açıyor. Hikaye boyunca dünyadaki yerini ve bir kahraman olarak potansiyelini kabul etmek için kederiyle, korkusuyla ve öfkesiyle yüzleşmelidir.
4. Yetkilerini ve sınırlamalarını anlamak: Nico, Hades'in oğlu olarak ölüleri çağırmak ve gölgeleri kontrol etmek de dahil olmak üzere güçlü yeteneklerini keşfeder. Bu güç başlangıçta korkutucu ve ezici olsa da, onu kontrol altına almayı ve iyilik için kullanmayı öğrenir. Yeraltı Dünyasının ve sakinlerinin koruyucusu olarak rolünü anlamaya başlar.
5. Amacını bulmak: "Labirent Savaşı"nın sonunda Nico, kendisinin sadece Hades'in oğlu olmadığını, dünyada eşsiz bir role sahip güçlü bir yarı tanrı olduğunu fark etmeye başlar. Gücünü benimsemeye başlar ve babasının isteklerine karşı gelmek anlamına gelse bile inandığı şey uğruna savaşma sorumluluğunu kabul eder.
Nico'nun "Labirent Savaşı"ndaki planı özünde sadece belirli bir eylem planı değil, aynı zamanda kendini keşfetme, keder ve büyüme yolculuğudur. Güçlerini ve ailesinin mirasını kabul etmeyi öğrenir, yarı tanrıların ve Yeraltı Dünyasındaki yerini bulur.