Zorluk şu:Rüya sahnesinde aslında durumun gerçekliğine doğrudan gönderme yapan bir cümle yok. Tüm sekans bir yanılsama, Farquhar'ın ölmekte olan zihni tarafından hazırlanmış bir fantezi olacak şekilde tasarlandı.
Ancak dizide gerçeği *ipucu eden* anlar var:
* "Artık tamamen geri çekiliyordu." Bu satır, Farquhar'ın hayali kaçışının başlangıcını akla getiriyor ama aynı zamanda durumunun fiziksel olarak imkansızlığını da incelikli bir şekilde ima ediyor. Hala asılı duruyor.
* "Su, kıyılar, ağaçlar, çalılar, çiçekler, evler, hepsi doğal olmayan bir farklılığa sahipti." Bu artan duyusal algı genellikle beynin ölmekte olduğunun bir işaretidir ve ortaya çıkan olayların gerçek olmadığını düşündürür.
Rüya sekansının kendisi, Bierce'ın okuyucunun bakış açısını nasıl manipüle ettiğinin ustaca bir örneğidir. Gerçeklik ile fantezi arasındaki çizgiyi kasıtlı olarak bulanıklaştırıyor ve bizi gerçekte ne olduğunu sorgulamaya yönlendiriyor.
Hikayenin başka yönlerini tartışmak isterseniz bana bildirin!