İşte bir döküm:
* Dış Çatışma: Zengin bir plantasyon sahibi olan Armand, kendisinin beyaz olduğuna inanıyor. Sosyal konumunu ve aile soyunun saflığını korumakla derinden ilgileniyor. Karısı Désirée koyu tenli bir çocuk doğurduğunda, bunun onun karışık ırktan geldiğinin kanıtı olduğunu varsayar ve onu ve çocuğunu reddeder. Bu reddedilme, sosyal dışlanma korkusundan ve zamanın kökleşmiş önyargısından kaynaklanmaktadır.
* İç Çatışma: Armand'ı derinden seven Désirée, onun reddedilmesiyle yıkılır. Başlangıçta kafası karışır ve incinir, ancak sonunda umutsuzluğa sürüklenir ve onu ve çocuğunu terk etmeyi seçer. Bildiği tek hayattan dışlanmanın yükünü taşıyamaz.
* Açığa Çıkan Gerçek: Hikaye şok edici bir açıklamayla doruğa ulaşır:Armand, merhum annesinden gelen ve kendi olduğunu doğrulayan bir mektup bulur. Karışık soydan gelen Désirée değil. Bu değişiklik, eylemlerinin ikiyüzlülüğünü ve önyargısının yıkıcı doğasını vurguluyor.
Çatışma trajik bir şekilde Désirée ve bebeğinin nehirde kaybolmasıyla çözülür. Hikaye önyargının yıkıcı doğasına ve yüzeysel farklılıkların ötesinde insan unsurunu tanımanın önemine dair güçlü bir mesaj bırakıyor.